hâl-i pür melâlimiz. #cahitzarifoğlu

hâl-i pür melâlimiz. #cahitzarifoğlu



Anonymous asked:
Bırak asılsınlar sana ne ya

bunu yazarken biraz utanmışsın ki anonim olmuşsun, bu da bi şeydir senin gibiler için. insaf be





Mısırdaki idamlar başlamış diyorlar sahih bilgi edinen var mı?

Hayırlı sabahlar ahali, güneşli günler diliyoruz efendim

Hayırlı sabahlar ahali, güneşli günler diliyoruz efendim



Çocukluğumuz
Annemin bana öğrettiği ilk kelime Allah, şahdamarımdan yakın bana benim içimde Annem bana gülü şöyle öğretti Gül, Onun, o sonsuz iyilik güneşinin teriydi Annem gizli gizli ağlardı dilinde Yunus Ağaçlar ağlardı, gök koyulaşırdı, güneş ve ay mahpus Babamın uzun kış geceleri hazırladığı cenklerde Binmiş gelirdi Ali bir kırata Ali ve at, gelip kurtarırdı bizi darağacından Asyada, Afrikada, geçmişte gelecekte Biz o atın tozuna kapanır ağlardık Güneş kaçardı, ay düşerdi, yıldızlar büyürdü Çocuklarla oynarken paylaşamazdık Ali rolünü Ali güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar kahraman Ali olmak bir hedef her çocukta Babam lambanın ışığında okurdu Kaleler kuşatırdık, bir mümin ölse ağlardık Fetihlerde bayram yapardık İslam bir sevinçti kaplardı içimizi Peygamberin günümüzde küçük sahabileri biz çocuklardık Bediri, Hayberi, Mekkeyi özlerdik, sabaha kadar uyumazdık Mekkenin derin kuyulardan iniltisi gelirdi Kediler mangalın altında uyurdu Biz küllenmiş ekmekler yerdik razı İnanmış adamların övüncüyle Sabırla beklerdik geceleri Şimdi hiçbirinden eser yok Gitti o geceler o cenk kitapları Dağıldı kalelerin önündeki askerler Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi

Sezai Karakoç

Çocukluğumuz

Annemin bana öğrettiği ilk kelime 
Allah, şahdamarımdan yakın bana benim içimde 

Annem bana gülü şöyle öğretti 
Gül, Onun, o sonsuz iyilik güneşinin teriydi 

Annem gizli gizli ağlardı dilinde Yunus 
Ağaçlar ağlardı, gök koyulaşırdı, güneş ve ay mahpus 

Babamın uzun kış geceleri hazırladığı cenklerde 
Binmiş gelirdi Ali bir kırata 

Ali ve at, gelip kurtarırdı bizi darağacından 
Asyada, Afrikada, geçmişte gelecekte 

Biz o atın tozuna kapanır ağlardık 
Güneş kaçardı, ay düşerdi, yıldızlar büyürdü 

Çocuklarla oynarken paylaşamazdık Ali rolünü 
Ali güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar kahraman 

Ali olmak bir hedef her çocukta 

Babam lambanın ışığında okurdu 
Kaleler kuşatırdık, bir mümin ölse ağlardık 
Fetihlerde bayram yapardık 
İslam bir sevinçti kaplardı içimizi 

Peygamberin günümüzde küçük sahabileri biz çocuklardık 
Bediri, Hayberi, Mekkeyi özlerdik, sabaha kadar uyumazdık 

Mekkenin derin kuyulardan iniltisi gelirdi 

Kediler mangalın altında uyurdu 
Biz küllenmiş ekmekler yerdik razı 
İnanmış adamların övüncüyle 
Sabırla beklerdik geceleri 

Şimdi hiçbirinden eser yok 
Gitti o geceler o cenk kitapları 
Dağıldı kalelerin önündeki askerler 
Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi

Sezai Karakoç



(Source: fleurisque)



ahsenulkelam:

Samimiyetsizlik bu çağın veba mikrobudur. Öldürücü olmasa da, kahredici.





Kapitalizm, benim gözümde solun bir yüzü, komünizm öbür yüzüdür. İnsan olan derim tükürsün ikisinin de suratına.
Sezai Karakoç - Diriliş neslinin âmentüsü


Evet, biz diriliş erleri, son Peygamberin (sallallahualeyhivesellem) Sancağı altına sığınıyoruz. Bu sancağın yere düşmemesi görevimizdir, varoluş hikmetimizdir.
Sezai Karakoç - Diriliş neslinin âmentüsü